Bayramın Eski Tadı Kaldı mı?

Bir Kurban Bayramı’nı daha geride bırakıyoruz. Takvimler bayramı gösterse de, sokaklarda o eski bayram havasını görmek artık pek mümkün olmuyor. Eskiden bayram sabahları bambaşka başlardı.

Küçüğünden büyüğüne herkes erkenden hazırlanır, evler misafir ağırlamak için adeta seferber olurdu. Mahalleler cıvıl cıvıl olur, çocukların neşesi sokaklara taşardı.

Kurbanlıklar kesilir, kazanlar kaynar, sofralar kurulur; kapıya gelen kim olursa olsun buyur edilir, “Bir tabak yemek yemeden gitmek olmaz” denirdi. Hatta bazı evlere uğrayıp sofraya oturmadan ayrılınca ufak da olsa gönül kırgınlığı yaşanırdı. Çünkü bayram sadece tatil değil; paylaşmanın, hatırlamanın ve gönül almanın adıydı.

Bugün ise ne yazık ki bunun tam tersini görüyoruz. İnsanlar artık birbirine gitmekten çok mesaj atmayı yeterli görüyor. Kalabalık sofraların yerini sessiz evler, uzun sohbetlerin yerini kısa telefon konuşmaları aldı.

Aynı mahallede yaşayan insanlar bile birbirinden habersiz hâle geldi.Elbette zaman değişiyor, hayat şartları ağırlaşıyor. İnsanların geçim derdi, yoğunluğu ve hayat telaşı eskisinden çok daha fazla. Ancak tüm bunların arasında kaybettiğimiz en önemli şeyin “samimiyet” olduğunu da inkâr edemeyiz.Belki de yeniden eski bayramların ruhunu hatırlamaya ihtiyacımız var.

Kapısını çalmayı unuttuğumuz akrabaları, hâlini sormayı ertelediğimiz büyüklerimizi ve gönlünü almayı ihmal ettiğimiz dostlarımızı yeniden hatırlamamız gerekiyor.Çünkü bayram; sadece takvimde yazan bir gün değil, insanın insana yeniden yaklaştığı en özel zamandır.

Eski bayramların sıcaklığını yeniden yaşayabilmek ümidiyle, birlik ve beraberliğin eksik olmadığı nice bayramlara…

Kurban Bayramı’mız mübarek olsun.

Be the first to comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir